
Antisosyal Kişilik Bozukluğu (ASPD), bireyin toplum kurallarına uymakta zorlandığı, empati eksikliği ve saldırgan davranışlarla karakterize edilen ciddi bir kişilik bozukluğudur. Bu bireyler genellikle başkalarının haklarını ihlal eder, pişmanlık duymaz ve manipülatif tavırlar sergiler.
Sürekli yalan söyleme ve aldatma
Başkalarının haklarını hiçe sayma
Suç işleme eğilimi, yasalara karşı duyarsızlık
Empati yoksunluğu
Agresif, saldırgan ya da tehlikeli davranışlar
Pişmanlık ya da suçluluk hissi duymama
Sorumluluk almaktan kaçınma
Duygusal soğukluk ve yüzeysellik
Bu belirtiler genellikle ergenlik döneminden önce başlar ve yetişkinlikte de devam eder.
Genetik yatkınlık: Ailede kişilik bozukluğu öyküsü
Çocukluk travmaları: Fiziksel, duygusal veya cinsel istismar
Beyin yapısı ve işleyişi: Empati ve dürtü kontrol bölgelerinde bozulma
Çevresel etkenler: Suç oranı yüksek çevrelerde büyüme
ASPD’nin oluşumunda biyolojik ve çevresel faktörlerin birleşimi etkili olur.
Tanı, yalnızca psikiyatri uzmanı tarafından konulabilir. DSM-5 tanı kriterlerine göre:
Belirtiler 15 yaşından önce başlamış olmalı
18 yaşından büyük bireylerde tanı konur
Antisosyal davranış örüntüsü uzun süre devam etmelidir
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeyi hedefler
Grup terapileri: Sosyal becerilerin gelişimine katkı sağlar
Kriz müdahalesi ve öfke yönetimi
ASPD için spesifik bir ilaç yoktur ancak eşlik eden anksiyete, depresyon, dürtü kontrolü bozuklukları için:
Antidepresanlar
Duygudurum dengeleyiciler
Antipsikotikler
ASPD tedavisi zor olabilir, çünkü bireyler genellikle değişme ihtiyacı hissetmez. Ancak erken müdahale, uzun süreli terapi ve çevresel destekle bireylerin yaşam kalitesi artırılabilir.
Antisosyal kişilik bozukluğu suç eğilimli midir?
➡ Suç eğilimi görülebilir, ancak her birey suç işlemez. Kontrolsüz davranışlar daha yaygındır.
Sosyopat ile antisosyal kişilik bozukluğu aynı şey mi?
➡ Sosyopatlık, ASPD'nin halk arasındaki adıdır. Klinik tanı ASPD'dir.
Psikopatlık ve antisosyal kişilik bozukluğu farkı nedir?
➡ Psikopat bireyler daha planlı, duygusuz ve manipülatiftir. Her psikopat ASPD'li olabilir ama her ASPD'li psikopat değildir.
Antisosyal kişilik bozukluğu tamamen geçer mi?
➡ Kişilik bozuklukları kalıcı olabilir, ancak terapiyle davranışlar kontrol altına alınabilir.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Antisosyal kişilik bozukluğu, kişinin doğru yanlış farketmeksizin, başka kişilerin haklarını, duygu ve düşüncelerini görmezden geldiği, empatiden yoksun kişilerdir. Bu durum bir bozukluktur. Bu kişiler pişmanlıktan yoksundurlar, başkalarına zarar vermekten korkmayabilirler. Gerçekleştirdikleri davranışlardan pişman olmazlar. Kendilerini hep haklı görebilirler. Kanun ve yasalara uymayabilirler. Suç işleme oranları bu kişilik bozukluğunda oldukça yüksektir.
Antisosyal kişilik bozukluğu olan bir kişi karşısındaki kişiyi bilerek ve isteyerek kızdırmaktan, zarar vermekten zevk alabilir. Manipüle edebilirler.
Yalan söyleme ihtimalleri yüksektir. Sorumluluk alma ihtimalleri düşüktür. Zorbalık ve saldırgan tavırları olabilir.
Diğer insanlara veya canlılara karşı duyarlı ve saygılı olmayabilirler. Başkalarını düşünmeden tehlikeye atabilirler, düşmanca davranışlar sergileyebilirler.
Hırsızlık yapma ihtimalleri oldukça yüksektir.
Genelde kişilerde 15 yaşından önce semptomlar ortaya çıkmaya başlar.
Antisosyal kişilik bozukluğu yaşam boyu süren bir durumdur. Genelde kişi kendi kendine tedaviye başvurmak istemeyebilir. Genellikle yakın bir aile üyesi tarafından tedaviye ikna edilirler.
Bazı durumlarda cezai yaptırımlar ve yıkıcı davranışlar bozukluğu yaşayan kişide olumlu bir düzelmeye sebep olabilir.
Bu bozukluğu yaşayan kişilerin hem psikiyatrik hem psikoterapi hizmeti alması çok önemlidir.