
Anksiyete
Kaygı, endişeli ruh hali zihinsel ve fiziksel olumsuz düşünce ( gerçek dışı) beklenti halidir.
Belirsizliğe ve bilinmezliğe karşı kişide bir tahammülsüzlük olabilir. Kötü bir sonuç beklentisi vardır. Bu korkulara daha çok kişide titreme, hızlı kalp atışı ve düşünceyi sadece o an ki korku odağında tutmaya sebep olabilir.kişi de yüksek derece de onay alma çabası görülebilir.
Kaygı, dikkati çekmek ve sizi önemsediğiniz şeyi (kendinizle ilgili de olabilir) korumak için gerekli değişiklikleri yapmaya zorlar.
Anksiyete bir bozukluk haline geldiğinde yani uzun bir süredir devam ettiğinde (ay veya yıl) işte, okulda veya sosyal çevrede günlük yaşamı ve ilişkilerimizi bozabilir.
Anksiyeteye sebep olan etkenler arasında travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir hayat, çok koruyucu (aşırı) ebevynlerle büyümüş olmak kaygıyı besleyen olumsuz faktörlerdendir.
Kaygı aslında bizi hayatta ve canlı tutan ve dünya üzerinde ki insan ve hayvanlarda olan bir şeydir. Fakat kaygılı ruh halimiz kontrolden çıktığı zaman hayatımızı olumsuz etkilemeye başlar.
Anksiyete için bilişsel davranışçı (bdt) terapi, şema terapi, emdr terapisi önerebiliriz.
Anksiyete dünya çapında olan bir durumdur ve özellikle genç yetişkin arasında yaygın diyebiliriz.
Anksiyete artışının çevresel faktörlerinden bazıları yaşanılan savaşlar, ekonomik sorunlar, doğal afetler, sosyal medya vb.
Anksiyete yaşayan bir bireyin gösterdiği fiziksel ve psikolojiksemptomlar arasında, birden ter veya sıcak basması, kalp krizi mi geçiriyorum acaba, acaba vücudumda bir hastalık mı var, beynimde tümör olabilir mi, vb düşünceler olabilir.
Bilişsel davranışçı terapi ile kişinin gerçek dışı düşünceleri yerine sağlıklı ve yeni bilişsel inançlar yerini alır. Terapi süreci kişiden kişiye değişir.
Kişinin korkularından kaçınmamak için güvenli olarak yavaş yavaş korkularına maruz kalmaları da sağlanabilir teröpatik yöntemlerle.